aa

Yazılarımız E-Mail Adresinize Gelsin

27 Eylül 2014 Cumartesi

Ayrton Senna

Ayrton Senna Da Silva
Güney Amerika'da Brezilya’nın Sao Paulo kentinde doğan Ayrton Senna, babasının Brezilya’ya ilk Formula 1 Dünya Birinciliğini kazandıran başka bir Sao Paulo’lu, Emerson Fittipaldi”ye olan hayranlığı sayesinde kendisini daha dört yaşındayken go-kart aracı sürmeye teşvik etmesiyle erken yaşta pilotluğa başlamıştır.
İlk Go-kart yarışına henüz 13 yaşındayken katılmıştır.
Babasının Senna’ya, Emerson Fittipaldi’ye de birincilikleri kazandıran olan motor ustası İspanyol asıllı Tche’yi oğlunun Go-kart motorları için tutması onun için çitayı daha o yaşta belirlemiştir.
Ayrton Senna, ilk Go-kart yarışına Sao Paulo Interlagos’da 1 Temmuz 1973′de girmiş ve kazanmıştır. Bu başarıdan sonra tüm okul çıkışlarında Tche’nin yanında geçiren Senna, burada ileride efsane bir sürücü olmasını sağlayacak ilk eğitimlerini almıştır.
Sonrasında birincilikler Senna için son hızla gelmeye başlamıştır.
Bir sonraki yıl Brezilya Go-kart birinciliğini, sonra da 1976′da Sao Paulo Büyükler Birinciliğini ve yeni 100cc’lik kartıyla büyük üç saatlik yarışı kazanan Senna, bu dönemde sonradan ünlü olacak sarı kaskıyla ilk kez yarışmıştır. 17 yaşındayken de Güney Amerika Go-Kart Birinciliğini kazanmıştır.

Ayrton Senna Efsanesi Başlıyor

Güney Amerika Go-Kart Birinciliğinden sonra, 1978′de Güney Amerika dışına ilk gezisini Le Mans’daki Dünya Kart Birinciliğine katılmak için yapmış, bu arada babası ona Avrupa’nın en iyi kart yapımcıları ‘Parilla Kardeşler’den bir deneme sürüşü ayarlamıştır. Senna alışık olmadığı Parma-Pancrazio yarış yolunda Parilla takımının baş sürücüsü ve kendisi de Le Mans yarışına hazırlanan 1973 Dünya Go-Kart Birincisi Tery Fuerton ve öteki yarışçıları geçerek birinci olunca, Parilla takımının ikinci yarışçısı olarak kendisiyle sözleşme yapılmıştır. Le Mans’da sıralama yarışında Senna üçüncü olarak coşku oluşturduysa da, asıl yarışı ancak altıncı bitirebilmiştir. Üç hafta sonra yine Parilla takımıyla yarıştığı Japonya’da Sugo’da dördüncü olmuştur.
Avrupa’da San Marino Kart Büyük Ödül’ünü kazanmadan önce 1978′de Güney Amerika Go-kart birinciliğinde ve sonrasında da Portekiz’deki Dünya Birinciliğinde ikincilikleri vardır. 1980 ile 1981′de Brezilya birinciliklerini kazansa da, dünya birinciliğini hiç kazanamamıştır. 1980′de yine Dünya Birinciliğinde ikinci olmuş, sonraki yıllarda motor aksaklıkları nedeniyle dördüncü ve ondördüncüluk ile yetinmek zorunda kalmıştır. 

Ayrton Senna ve Formula 1

19 yaşında çocukluk arkadaşı Lilian Vasconcelos Souza ile evlenen Senna, babasının isteği ile başladığı ve bitirdikten sonra aile kuruluşunu yönetmesi yönünde bir adım olan işletme eğitimini yarıda bırakarak “araba yarışçısı” olmaya ve İngiltere’nin yolunu tutmaya karar vermiştir. Kasım 1980′de İngiltere’ye gelen Ayrton artık ne yapmak isteğinden emindir. O yarışmak için doğmuştur. Hemen kendisine bir sponsor arayışına girişir. Bir arkadaşının yardımıyla, Van Diemen Formula Ford 1600 arabasındaki deneme sürüşü kötü gittiyse de, yeteneğini anlayan Van Diemen yöneticisi onu takıma almıştır. Artık Formula 3000′dedir. F1 öncesi son durak olan Formula 3000′de ki başarıları ve birinciliği Frank Williams ın dikkatini çeker.
Artık 23 yaşında olan Ayrton, Williams takımı için deneme sürücülüğü önerisini benimseyerek F1 kapılarını aralar. 1984 dönemi içinde bir efsaneye giden ilk yola girer ve Toleman takımıyla F1′a adım atar.
Ayrton Formula 3000 boyunca babasının soyadı olan Da Silva yı kullanmıştı. Brezilya’daki yasalarda doğan her çocuğa hem annenin hem de babanın soyadı verilir (Afrikalı köle erkeklerin Portekizli kadınlarla evlenmeleri sonucu doğan çocukları Portekiz ırkına sokabilmek için kullanılmıştı). Ayrton, bu arada “da Silva” olan çok yaygın soyadının yerine annesinin kızlık soyadı olan “Senna” soyadını kullanmaya başlamıştır.

Rainmaster Ayrton Senna ve McLaren Dönemi

Üç yıl sonra, 1984 yılında Toleman-Hart F1 takımıyla ilk kez F1 ile tanışan Senna, özellikle yağmurlu bir ortamda yarışılan Monaco Büyük Ödül (Grand Prix) yarışı ile izleyenleri yetenekleri konusunda etkilemiştir. 1985′de Lotus takımına katılan Senna, Portekiz’deki Estoril’de ilk Grand Prix yarışını kazanmıştır.
Senna, 1988 yılında Alain Prost’un takım arkadaşı olarak McLaren F1 takımına katıldı. Bu aynı zamanda da, iki ünlü yarışçı arasındaki unutulmaz çekişmeli yarışların başlangıcını oluşturur.
Senna, yarış yolunda acımasızlığı, kararlılığı, ölçülülüğü ve disiplini ile konusunda uzmanlaşmış, daha önce hiç kimsenin başaramadıklarını (65 Formula 1 yarışına birinci sırada başlamak gibi) başarmıştır. Özellikle yağmur altında yapılan yarışlarda hiç kimse eline su dökememiştir. Senna Monaco’daki yarışı kimsenin başaramadığı bir biçimde 6 kez kazanmıştır.
1 Mayıs 1994 tarihinde imola pistinde önde götürdüğü yarış sırasında, 305 kilometre hızla duvara vurarak hayatını kaybeden Senna Brezilyada bir kahramandır ve vakıfları vardır.
Senna’nın Alain prost ile 88 yılındaki mücadeleleri ve 92′de kullandığı McLaren-Honda’dan çok daha güçlü olmasına rağmen zorladığı Nigel Mansell ile mücadeleleri ise unutulmazdır.Ayrton Senna’nın 1988-93 yillari arasinda Mclaren adina 96 starti ve 35 yariş birinciligi bulunmaktadır.

Ayrton Senna Talihsiz Kazası ve Ölümü

Ayrton Senna İtalya-İmola 'da Kaza Anı
Williams takımı 1993 sezonunda araçlarına elektronik bir yenilik eklemişlerdi. Aracın süspansiyonu virajlarda daha iyi denge sağlamak ve savrulmayı önlemek için elektronik bir destek alıyordu. Sürücüye sadece gaza basıp finish çizgisini geçmek kalıyordu. 1993 sezonu Williams için başarılı geçmiş ve o sezonu takımlar şampiyonu ve Williams Pilotu Alain Prost ise pilotlar kategorisinde şampiyon oluyor. Bu şampiyonlukla beraber dördüncü şampiyonluğu alan ve aynı yıl Formula 1’e veda eden Prost’un yerine Williams takımı sürücü arayışına girer ve zamanın en iyi pilotlarından olan Ayrton Senna ile anlaşırlar. Ayrton Senna için bu takım; yeni, güzel günlerin ya da bir sonun başlangıcıydı.
1994 sezonu başlangıcında FIA zengin takımlarla diğer takımların arasındaki haksızlığı önlemek için “hiçbir araçta sürüşü etkileyecek elektronik aksamın bulunamayacağı” yönünde karar aldı. Bu yüzden Williams Takımı’da aracında bulunan denge kontrol sistemini aracından çıkarmak zorundaydı. Bu Williams için kötü bir haberdi. Çünkü bu sistem onların 1993 sezonunda şampiyon olabilmelerini sağlayan sistemdi.
Ayrton Senna yeni takımı Williams ile test sürüşlerine başlamıştı. Ancak aracının yolu iyi kavrayamadığını, önceleri aracının ön kısmından başlayan sonraları ise aracın arkasına doğru ilerleyen bir titreşim dalgasının direksiyonu döndürmesini etkilediğini, direksiyonu döndürmesine veya döndürmek istemesine rağmen aracın düz bir şekilde yol almaya devam ettiğini teknik servisteki ve takımdaki yetkililere iletmişti. Bu kötü sonuçlar doğurabilirdi.
30 Nisan 1994 tarihinde Ayrton Senna Williams Takımı ile gerçekleştirdiği üçüncü yarışının sıralama turları için piste çıkacaktı. Roland Ratzenberger’de sıralama turuna çıkacaktı. Senna 1:21.548 ile ilk turunu tamamlamış padoka dönmüştü. Ancak geldiğinde televizyonda gördüğü manzara onu derinden yaralamıştı. Roland Ratzenberger Villeneuve virajını alamadı; neredeyse dik açıyla karşı bölümdeki beton bariyere çarptı. Aracın sürücü bölümü zarar görmemiş olsa da, çarpmanın etkisi bazal kafatası kırığına neden oldu ve Ratzenberger ağır bir şekilde yaralandı. Doktorlar Ratzenberger’e müdahale ederken sıralama turları durduruldu. Yaklaşık 25 dakika sonra mücadele yeniden başladı ancak Williams ve Benetton’un da içinde olduğu takımlar sıralamalara devam etmedi. Olayların ardından hastaneden yapılan açıklamada Ratzenberger’in kazadaki yaralanmalara bağlı olarak hayatını kaybettiği duyuruldu.
1 Mayıs 1994 tarihinde Ayrton Senna attığı tek tur ile Pole Position’dan yarışa başlamıştı. Ancak yarışın başlamasıyla birlikte motoru çalışmayan Benetton sürücüsü J.J. Lehto pist üzerinde kaldı. Arka bölümden kalkan Pedro Lamy, görüş açışı diğer araçlar tarafından kapatılınca, Lehto’nun Benetton’unu göremeyerek arkadan çarptı. Çarpışmanın etkisiyle aracın lastikleri ve gövdeden parçalar koptu. Kazanın ardından güvenlik aracı piste girdi ve 5 tur boyunca pistte kaldı.
Yarışın 7. turuna gelindiğinde Ayrton Senna 306 Km/sa hızla Tamburello virajına yaklaştı. Ancak daha önce söylediği gibi direksiyonu döndüremedi ve o hızla pistten çıktı. Yaptığı son bir hamle ile hızını 218Km/sa’ye kadar düşürmeyi başarmıştı. Ancak bu kötü sonu değiştiremedi. Kazanın hemen ardından Senna’nın hareketsiz ve bir yana kaymış görüntüsü, ciddi bir yaralanma olduğunu haber veriyordu.
Pist görevlilerinin acil müdahale denemeleri, helikopter görüntüleriyle tüm dünyaya yayınlanmaktaydı. Yakın çekimlerde, tedavi bölgesinde kan izleri görülmekteydi. Senna’nın kafasındaki gözle görülür yaralanma, sağlık ekibinde ciddi bir beyin travması şüphesi doğurdu. Kazadan 1 dakika 9 saniye sonra yarış tamamen durmuştu.
Kazadan yaklaşık 10 dakika sonra, Larrousse takımı bir hata sonucu, pilotlarından Érik Comas’a piste geri dönme onayı verdi. Halbuki yarış halen kırmızı bayraklarla durdurulmuş durumdaydı. Eurosport yorumcusu John Watson bu olayı “hayatımda gördüğüm en saçma yanlışlık” şeklinde yorumladı. Pistteki görevliler Comas’ın yoluna devam ederek, kaza bölgesindeki çalışmalara karşı bir tehdit oluşturmasını engellemek için büyük çaba sarf etti.
Dönemin Formula 1 güvenlik, medikal delegesi ve pistteki sağlık ekibinin başı olan, dünyaca ünlü beyin cerrahı profesör Sydney Watkins, Ayrton Senna’ya olay yerinde traketomi uyguladı. Watkins kaskını çıkardığında pilotun kafasının kötü durumu ve burnundan kan akışı olması endişeleri artırmıştı.
Watkins o anları şöyle anlatmıştı: “Çok kötü görünüyordu. Göz kapaklarını kaldırdığımda, beyninde çok ciddi bir hasar olduğu ortadaydı. Kokpitten çıkarıp yere yatırdık. Bir an iç çeker gibi oldu; tam bir agnostik olsam da, o an ruhunun ayrıldığını hissettim.” Brezilyalı pilotun üstünde, hastanedeki hemşireler tarafından, küçük bir Avusturya bayrağı bulunduğu söylenmişti. Gazeteciler bu durumu, Brezilyalı pilotun zafer turunda bu bayrağı sallamayı ve 42. Grand Prix galibiyeti Roland Ratzenberger’in anısına adamayı düşündüğü şeklinde yorumladı.
Senna için 5 Mayıs 1994′te Brezilya’nın São Paulo kentinde devlet töreni düzenlendi. Yaklaşık 500.000 kişi caddelerde tabutun geçişini takip etti. Senna’nın rakiplerinden Alain Prost, tabutunu taşıyanlar arasındaydı.
Formula 1 çevrelerinin büyük bölümü cenazeye katılırken, Formula 1′in yönetim teşkilatı FIA’nın başkanı Max Mosley ise 7 Mayıs 1994′te Avusturya’nın Salzburg kentinde Ratzenberger için yapılan törene katıldı. 10 yıl sonraki bir basın toplantısında Mosley; “Ben onun törenine gittim çünkü herkes Senna’nın cenazesine katıldı. Oraya da birilerinin gitmesinin önemli olduğunu düşündüm.” diye açıklamıştı. 2000 İtalya Grand Prix’te 2001 Avustralya Grand Prix’te çeşitli kazalar sonucu iki pist görevlisi hayatını kaybetmişse de, Senna halen bir Formula 1 kazasında ölen son pilottur.

Ayrton Senna 21 Mart 1960'ta doğdu.Ayrton Senna bugün yaşasaydı 54 yaşında olacaktı

Efsane Sporcu, Ayrton Senna’nın Efsane Sözleri










* Kazanan bir pilotun neler hissettiğini hiç bir zaman dışardan anlayamazsınız. Çünkü tüm duygular anlaşılmaz ve kaskın içersinde saklıdırlar …
* İkinci bitiren sadece birinci kaybedendir …
*  Daima daha iyi bir yarış çıkarabileceğine olan inancın çok önemlidir. Benim motivasyon kaynağım da hep bu olmuştur.
* Eğer Tanrı sizin yanınızdaysa, her şey çok daha kolay olur.
*  Ölüm bir gün gelecektir. Bugün de olabilir 50 yıl sonra da. Tek emin olduğumuz elbet bir gün bizi bulacağıdır.
* Hep iyi bir hayatım oldu ama tüm başardıklarımı kararlılığım ve adanmışlığım sayesinde başardım. Kazanmak için inanılmaz bir istek duydum. Sadece yarışları değil, hayatı kazanmak için. Kim olursanız olun, hayatta hangi pozisyonda olursanız, zengin ya da fakir, daima bir hedefiniz olsun, güçlü olun, kararlı olun ve yaptığınız işi daima sevgiyle ve Tanrı’ya inanarak yapın. Bir gün tüm hedeflerinize ulaştığınızı göreceksiniz.
* Problemsiz kazanmak yok gibidir. Kazanmak için savaşmak, zaman harcamak zorundasın… Bütün inancın, idealin bu olmalı eğer savaşamıyorsan baştan kaybetmişsindir… Ve sen bir hiçsindir…İşte bütün bunlar için mücadele etmelisin …
* Yarışlar, rakiplerle mücadele benim kanımda var olandır.Bu benim bir parçam ve hayatımın bir bölümüdür.Eğer sonuçta hayatıma mal olacak bir kaza geçireceksem, tek dileğim herşeyin bir anda ve hemen olmasıdır.Tekerlekli sandalye’ye mahkum kalmak istemem veya hastane köşelerinde yıllarca sürünmek te istemem.Yaşayacaksam , herşeyimle ve bir bütün olarak yaşamalıyım…
* Bu turda en iyiyim ve bunu size kanıtlayacağım. Bir daha ki Turda da kanıtlayacağım ve ondan sonrakinde de kanıtlayacağım …
* Yarış herkes için zor şartlarda geçti ama zor benim hırsımı hırsımda azmimi tetikliyor.Bugün bizim çocuklara yarışmayı öğrettim bir sonraki yarışta ise onlara uçmayı öğreteceğim …
* Riske girmeden bir sürüşü denemeyi bile düşünemiyorum, her pilot kendini geliştirmeli, her pilotun kendi limitleri olmalı benim ki limitim diğerlerinin biraz üstünde …
* Tekerlekli sandalyede yaşlanmak yerine 300 kilometrelik / h ile duvara çarparak ölmeyi tercih ederim …